Reklam Alanı 1

Francis Bacon


Francis Bacon Hepinizin bildiği gibi 16. yüzyıl çelişkilerle dolu bir yüzyıldı... Bir yanda insanoğulunun yeni keşiflere bilinmeyene açıldığı, bilgi arayışına girdiği, öte yanda büyü, fal türünden aldatıcı uygulamaların yaygınlık kazandığı kilise buyruğuna ters düşenlerin yakıldığı bir dönem!.. 16. yüzyılda yaşamış, bilimin öncülerinden biri.... Francis Bacon.... Francis Bacon İngiliz Kraliyet sarayı çevresinde üst düzey yönetici bir ailenin çocuğu olarak 1561 yılında dünyaya geldi.. Amcası dönemin en etkili politikacısıydı. Daha küçük yaşlardayken güzel ve ciddi konuşmalarıyla Kraliçe Elizabeth’in ilgisini çekti.. Çok yönlü bir eğitimle yetişti. 18 yaşına geldiğinde diplomatlar arasına katılmaya, elçilerle birlikte Avrupa kentlerine gidip gelmeye başladı. Ancak bu parlak başlangıç uzun sürmedi.. Babasının erken ölümü, yarattığı politik skandal nedeniyle ağabeyinin ölüm cezasına çarptırılması aileyi çökertti. Bundan sonra aileyi trajik günler bekliyordu. Anne-oğul yapayalnız kalmışlardı. Defalarca Kraliçe Elizabeth'le görüşme çabaları boşa çıkmıştı. Francis Bacon, tüm yaşananlara rağmen ayakta kalma mücadelesinin içinde bulmuştu kendisini. Babasının ve ağabeyinin sağlığında var olan koşullar birden değişmişti. Kimse Francis Bacon'a iş vermiyordu. Francis Bacon’u hüsrana dönüşen yaşamında ayakta tutan ve yaşam boyu sürecek bir inancı vardı: Uygar geleceğe giden yolda aydın kesime bilimin önemini kavratmak, bilimsel araştırmaya kuramsal bir kimlik kazandırmak.... Deneyimci felsefenin öncüsü olan Bacon, temelde somut sorunlara ağırlık veren pragmatist bir düşünürdü.. İnsanlığın mutlu ve aydınlık geleceğine ilişkin, biraz ütopik ve iyimser bir beklentisi vardı. Onun bilime ve bilimadamına olan inancı her geçen gün daha da artmaktaydı. Bir gün kürsüye çıktı ve “Bilimadamı ne ağını içinden çekerek ören örümcek gibi, ne de çevreden topladığıyla yetinen karınca gibi davranmamalıdır.. Doğayı tanımak, doğa güçlerini denetim altına almak şarttır.. Büyük bir tesis kurulmalı.. İçinde zengin bir kitaplık.... Büyük bir laboratuar.... Her türlü deneyin yapılabildiği... Ayrıca doğasal bir takım deneylere, gözlemlere olanak tanıyan büyük bir merkezi sistem kurulmalı.. İnsanlık ancak o zaman özlenen uygar dünyayı kurabilecektir..” dedi. Kimse tarafından ciddiye alınmadı. Söyledikleri o dönemin şartlarına ve inanışlarına aykırıydı. Bunun nedenini sorguladı. Niçin dikkate alınmıyordu? Bunu hiçbir zaman anlayamadı. Ama yılmadı. Neye inanıyorsa, ne hissediyorsa ona göre düşünmeye, yolunda ilerlemeye devam etti. Francis Bacon bilimin önemini vurgulamakla yetinmemiş bilimsel yöntemi açıklama işini de üstlenmiştir. Ona göre gözlem ve deney,bilimsel araştırmanın asal özellikleriydi. Olgusal verileri toplayarak bunları belli bir düzen içinde işlemek dışında, doğayı tanımanın bir yolu yoktu. Francis Bacon düşüncelerini duyurmanın savaşımı içindeydi. Hemen herkese düşüncelerini açıklıyordu. Kraliyet Bilim Akademisi'ni kurdu. Kısıtlı imkanlarla, ama geleceğe olan büyük ve sonsuz inancıyla. Francis Bacon bilimsel gelişme için gerekli ortamın hazırlamasında büyük çabalar sarfetti. Bacon, deneysel bilimin inaçlı bir savunucusu, bilimsel yöntem bilincini ön plana çıkaran bir öncüydü... Ne var ki, onun kendi yaşam döneminde ki bilimsel çalışmaları yeterince izlediği söylenemez... Francis Bacon bir bilimadamı olmaktan çok, bilimi bağnazlığın tekelinden kurtarma savaşı veren bir düşünürdü. Francis Bacon 1626 yılında yaşama veda etti... Ancak bilimin daha sonraki gelişmelerindeki etkisi, bu gelişmelerin uygar yaşama yönelik kazanımlarına ilişkin öngörüleri gözönünde bulundurulursa o bilimin uygarlığa doğru ilerlediği yolun içinde yaşamına devam etmektedir.

 

 

Duyurular!

1) Özel Denemeler bölümüne Fatma Sema GÜNAY soruları eklendi.

2) Akademik Lisansüstü Sınavına hazırlananlar için ALES sorubankası açıldı.

3) Üyelere özel PERFORMANS grafikleri ve raporlarını kullanarak gelişiminizi takip edin.

Reklam Alanı 1
   
 
 
 
web tasarımı